Grek alfabesinde de harfler bir mânâ ifade etmez” 1800’lü yıllarda MAYALAR üzerine araştırma yapan, ve efsanevî MU kıtasıyla ilgili tespitler yapan James Churc şöyle diyordu;

- “MAYALAR ın çok yüksek bir medeniyeti vardı. Dünyanın hemen her tarafında kolonileri vardı. MISIR, ÇİN, HİNDİSTAN ve YUNANİSTAN üzerinde büyük tesirleri olmuştur...”

MAYALAR, YUNANİSTAN’ı işgal etmeye çalışmışlar, Yunanlar da onları yenerek MU kıtasına kadar takip etmişlerdi.

“O sırada MU kıtası batmış ve MAYALAR binlerce askerini kaybetmiştir. Bu yüzden felâketin MAYACA hikâyesini yazmışlardır. M.Ö. 403 yılında gramer ustaları GREK alfabesini tekrar düzenlerken bu destandan yararlanmışlardır.
Bu yüzdendir ki, GREK alfabesinde aynı değerde olan harfler değişik yerlerde görülür. Bu konuda 1882 yılında “Revista” ve “Manida” gazetelerinde bununla ilgili bir yazı çıkmıştır.”

Yazara göre GREK alfabesinin sırası MAYA dilinde bu felâketi şöyle anlatmaktaydı ( Harflerin MAYACA karşılıkları ve İngilizce tercümesi aynen yazarın belirttiği gibi verilecek, sonra destan TÜRKÇE olarak toplu halde nakledilecektir):

ALPHA = AL (heavy) PAA (break) HA (water)
BETA = BE (walk) TA (place)
GAMMA = KAM (receive) MA (earth)
DELTA = TEL (depth, bottom) TA (where)
EPSİLON = EP (obstruct) ZİL (make edge) ON-OM (whirlpool, to whirl)
ZETA = ZE (strike) TA (place, ground)
ETA = ET (with) HA (water)
THETA = THETHEAH (extend) HA (water)
IOTA = IO (all that exists and moves) TA (earth)
KAPPA = KA (sediment) PAA (break, open)
LAMBDA = LAM (submerge) BE (go, walk) TA (where, place)
MU = MU (MU kıtası)
Nİ = Nİ (point, summit)
Xİ = Xİ (rise over, appear over)
OMİKRON = OM (whirlpool, whirl) İK (wind) LE (place) ON (circular)
Pİ = Pİ (to place little by little)
RHO = la (until) HO (come)
SİGMA = Zİ (cold) İK (wind) MA (before)
TAU = TA (where) U (basin, valley)
UPSİLON = U (abyss) PA (tank) Zİ (cold, frozen) LE (place) ON (circular)
PHİ = PE (come from) Hİ (clay)
CHİ = CHİ (mouth, aperture)
PSİ = PE (come out) Zİ (vapor)
OMEGA = O (there) MOK (whirl) KA (sediment)

- “Heavily break (the) waters extending (over the) plains. (They) cover (the) land (in) low places. Where (there are) obstructions, shores form and whirlpools strike (the) earth with water. (The) water spreads (on) all that lives and moves. Sediments give way. Submerged in (the) land (of) MU. The peaks (only) appear above (the water). Whirlwinds blow around little by little, until comes cold air. Before where (existed) valleys, (now) abysses, frozen tanks. In circular places clay form. A mouth opens, vapors come forth and (volcanic) sediments. “

- “Kopup gelen güçlü sular ovalara yayıldı. Alçak yerlerdeki araziyi kapladı. Bir engelle karşılaştığında sahiller oluştu. Girdaplar yeryüzüne çarptı (ve yuttu). Sular yaşayan ve hareket eden her şeyi örttü. (Suların oluşturduğu) toprak birikintileri çöktü ve (koca) MU kıtası (sulara) gömüldü. Sadece yüksek tepeler (suyun üzerinde) kaldı. Hortumlar esti (durdu) ta ki soğuk hava gelinceye kadar. Eskiden vadilerin bulunduğu yerlerde (şimdi) cehennem (çukurları), donmuş (su) kütleleri (var). Yuvarlak (düz) yerlerde kil (tabakaları) oluştu. (Sanki yerde) bir ağız açıldı, dışarıya buhar (ve duman) fışkırdı, ve (volkanik) kalıntılar (oluştu).”

Bu bize sadece bilinen GREK alfabesinin MAYA dilinde olduğunu öne sürmekle kalmıyor, bir TUFAN hikâyesi, ve bu TUFANda batıp yok olan MU MEDENİYETİni anlatıyor.
Yani tüm dinlerin anlattıkları büyük tufanı…

Peki, MAYA DİLİ'nde ve MAYA YAZISI'nda PROTO-TÜRK tamgalara rastlarsak, ne olur?.. GREK ALFABESİ'nin de kökünde TÜRK TAMGASI olduğu ortaya çıkar!.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
.

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »